"Bu yolu ben seçmedim"
Şansını
dünya podyumlarında denemeye hazırlanan Güzide Duran,
medyatikliğin kendi seçimi olmadığını söylüyor. Mankenlikte
adından ne kadar çok söz edilirse o kadar prim yapıldığını
anlatan Duran, "Bazen ben bu yola gitmeliyim
demiyorsun, birşey seni götürüyor. Ben de bir şekilde bu yola
itildim" diyor.
Deniz Akkaya ve Çağla Şikel'le girdiği polemiklerle
magazin basının gündemini uzun süre meşgul eden Güzide
Duran, o dönem yaşadığı tartışmaların nedenini Deniz
Akkaya'yla çok yakın olmasına bağlıyor ve ekliyor: "Bu
piyasada Deniz'i pek kimse sevmez. Onun yakın arkadaşı olunca
bana da cephe aldılar." Bir reklam filminde birlikte
yer aldığı Ebru Şallı'yla aralarında çok kötü bir elektrik
olduğunu söyleyen ünlü manken "Ebru benim iyi
model olmadığımla ilgili basına bir açıklama yapmıştı. İyi
model olup olmadığımı görecek. Sadece beni sevmediği ve Deniz'le
kavgalı olduğum için şimdi Deniz'in çok yakın arkadaşı
oldu" diyor. Türkiye'nin artık kendisine yetmediğini
ve büyük oynamak istediğini söyleyen manken bugünlerde mesleğini
dünya podyumlarında sürdürmek için Amerika'ya gitmeye
hazırlanıyor. Güzide Duran Türkiye'deki son moda çekimini
ünlü modacı Ertan Kayıtken imzalı kıyafetlerle Milliyet
Vitrin için yaptı.
Kendime hediye almayı seviyorum
Alışveriş
yapmayı seviyor musun?
Bu aralar çok iyi değil. Biraz birikim yapmak istiyorum, o
yüzden alışveriş olayını frenledim, zaten çok para harcamam.
Pazardan bir tişört alıp onu da yakıştırmayı bilirim. Marka
düşkünü değilim. Bazen moralim bozuk olur, "Gel Güzide
sana bir pantolon alalım" derim. Ama bunu çok sık
yapmam.
Hangi markaları tercih ediyorsun?
Zaten özel gecelerde giydiğim kıyafetlerimin hepsini Ertan
Kayıtken hazırlıyor. Bir de Zara'yı çok seviyorum.
Bir çantaya veya o tarz birşeye çok fazla para veren insanları
anlamıyorum.
Modacı Ertan Kayıtken'le işbirliğine gittin. Tüm özel
kıyafetlerini hazırlayacak. Bu ortaklık nasıl başladı?
Ertan herşeyden önce çok sevdiğim bir insan. Türkiye'de çok
iyi modacılar olabilir ama o benim gönlümün modacısı. Mankenlerin
içinde Sema Şimşek neyse modacıların içinde de Ertan odur.
Sonuçta o da istese kendini modacı kavgalarının içine dahil
edebilirdi. Ben Ertan'ın iyi niyetini seviyorum. "Merhaba"
deyişi bile samimi geliyor ama diğer modacılara bakınca o
samimiyeti göremiyorum. Ayrıca diğer modacıların kıyafetlerini
bir kişinin üzerinde görüp sonra 10 kişinin üzerinde görüyorsun.
Ben bunu istemiyorum.
Sizin ortaklığınız Deniz Akkaya ve Cengiz Abazoğlu'nun
ilişkisinden ne noktada ayrılıyor?
Cengiz'le Deniz arasında da çok iyi bir ilişki
var. Onlar da herşeyden önce arkadaş. Ama mesela Deniz bir
kıyafet giyiyor arkasından herkesin üzerinde aynı kıyafet
var. Bir kıyafeti 10 tane mankenin giymesi bana ters geliyor.
Ertan'ın bana diktiği bir kıyafeti başkasının üzerinde
göremezsiniz.
Kavgalarınla hergün bir yerdeydin. Ama şimdi daha sakin
bir döneme girdin. En azından polemiğe girmiyorsun. Sebebi
ne?
2002 boyunca çok gündemdeydim; hâlâ da böyleyim. O dönemden
farkı o zaman çok gereksiz cevaplar veriyordum, her tartışmanın
içindeydim. Ama keşke yapmasaydım demiyorum. Bu camiada kendini
bazı şeylere yapmaya zorunlu duyuyorsun, kendini savunma ihtiyacı
hissediyorsun. Eskiden daha dobraydım, şimdi bilerek konuşmuyorum.
Medyatik olmak demek sence sürekli birilerine sataşmak
mı demek?
Ben bunların hiçbirini medyatik olmak için yapmadım. Ben 1996'da
Best Model seçildim. İstesem o zaman da gündeme gelirdim,
bunu kullanırdım. Bir dergiye kapak oldum. Ondan sonra herkes
"Kim bu kız?" demeye başladı. Zaten İlker bile bana
o derginin kapağındaki fotoğraftan aşık oldu. Yani herşey
kendiliğinden gelişti.
Mankenlik medyatik olmadan yapılamayacak bir iş mi?
6 senedir bu işin içindeydim ve çok güzel işler yapıyordum.
Ama bu kadar kazanmıyordum. Sonuçta bu işte görsel basında
ne kadar yeralırsanız o kadar iş alırsınız. Hergün bir adamla
yazılmak bile insanlara prim getiriyor.
O zaman bu bir tercih yani?
Evet tercih ama bazen sen tercih etmiyorsun. O yola seni birşey
bir şekilde götürüyor. Ben o yola gitmek istemedim, o yola
itildim. Kulis arkasında otururken birden burnuma bir mikrofon
sokuldu, telefonlarım susmadı.
Hangi manken bir sorun yaşasa yurtdışına gidiyor. Yurtdışı
sizin camiada bir kaçış mı?
Benim gidiş amacım tabii ki bu değil. Zaten o tür olaylar
yaşamıyorum. Benim düzenli bir ilişkim var. Beni bir bardan
çıkarken göremezsiniz. Ben işim bitince evime gidip erkek
arkadaşımla film izlemekten daha çok zevk alıyorum. Ben yurtdışına
gidip orada para kazanmak istiyorum. Bu işi orada yapmak istiyorum
ve kendime de çok inanıyorum.
Dünya podyumlarında yürüyecek kalitede birçok modelimiz
var ama cesaret edip yurtdışına gidemiyorlar. Sen nasıl karar
verdin?
Tatil için yurtdışında olduğum bir zaman yanımızda İlker,
Filiz anne de vardı. Restoranda sakin sakin otururken
bir adam gelip bana Valentino'nun defilesine çıkmamı
teklif etti. Valentino'nun sağ kolu. Ertesi gün gidip
Valentino'yla tanıştım, prova yapıldı, kontrat imzalandı.
Ama o dönem ikiz kulelerin bombalanması olayı oldu ve defile
iptal edildi. Ben daha büyük oynamak ve zoru başarmak istiyorum.
Şu anda İlker İnanoğlu ile uzun süredir devam eden bir
birlikteliğin var. Düzenli bir ilişki bu işte sence avantaj
mı?
Hayatta en büyük şanslarımdan biri İlker gibi bir insanla
birlikte olmak. Beni yurtdışı olayında da en çok cesaretlendiren
İlker oldu. O da benimle gelecek ve eğer o olmasaydı daha
çekimser olabilirdim diye düşünüyorum.
Birlikte gidecek ama İlker Bey evde oturup seni beklemeyecek
herhalde?
Onun kafasında da bazı projeler var tabii. Zaten gidip gelmeler
yapacak. 10 yıl orada yaşadı, bağlantıları var. Bir bakarsanız
İlker de orada çok büyük bir filmde oynar. Ben bu konuyu fazla
açmak istemiyorum ama onun da sürpriz projeleri var yurtdışıyla
ilgili.
Kimseyi sevmek zorunda değilim...
Çağla Şikel'le aran kötüydü, Deniz Akkaya'yla aran iyiyken
bozuldu. Ardından Tuba Ünsal... Sürekli taraf değiştiriyormuş
gibi bir halin var.
Tam olarak öyle değil. Deniz bu piyasada çok sevilen
bir insan değil ve ben o zaman onun en samimi arkadaşı olduğum
için insanlar beni de sevmediler. Sonuçta ben bunu takmadım.
Deniz de takmadı. Kimse beni sevmek zorunda değil ben de kimseyi
sevmek zorunda değilim. Bizim camiada bu daha da normal çünkü
hepimiz birbirimizden güzel kızlarız ve bir şekilde birbirimizi
çekemiyoruz. Kuliste en güzel kıyafeti giymek için kavga ettiğimiz
bile oluyor. Kıskançlık aşmış durumda yani.
Peki niye tüm kavgalarda problemli taraf gibi gösteriliyorsun?
Ben bir insandan ters elektrik aldığım zaman o insana karşı
yakın olmak zorunda değilim. Çağla ile birlikte Bonus Card
reklamında oynadıktan sonra Ebru Şallı gazetelere benim iyi
bir model olmadığımla ilgili bir açıklama yapmıştı. İyi bir
model olup olmadığımı görecek o ayrı mesele ama mesela ben
o kızdan baştan beri hiç iyi elektrik almıyorum. Şu anda mesela
Deniz'in çok yakın arkadaşı. Mesela o kız beni sevmiyor, ben
de onu sevmiyorum. Ama benim biriyle aramda problem çıkınca
hemen gidip onun çok yakın arkadaşı oluyor. Yanındaki insanı
da dolduruyor.
Çağla'yla aranız nasıl bu kadar olaydan sonra?
Çağla'yı seviyorum ve şu anda arkadaşım. Başta bazı problemler
yaşadık ama onun yaşadığı olaylardan sonra onun için çok üzüldüm.
Onun sorunu insanlara çok fazla güvenmesi ve çok duygusal
olması. Yaşadığı bütün olaylar insanlar onu kıskandığı için
başına geldi.

|